Son iki jenerasyon itibarıyla ciddi başarılara imza atmış olan Honda Civic, 10. jenerasyonu ile bunu en üst seviyelere taşımayı planlarken,  Sedan pazarında işin renginin değişeceğinin artık su götürmez bir gerçek olduğu artık net gibi görünüyor.

Özellikle bir önceki kasasına baktığımızda Honda, Ekim ayı itibarıyla ile yollarda boy gösterecek olan yeni kasasında ciddi anlamda yenilikler yapmış olduğunu açık ve net görebiliyoruz.

Bu yenilik aracın elbette dış görünüşü kadar, aracın iç kabinine de yansıdığını birazdan değiniyor olacağım.

 

HONDA CIVIC

Araç öncelikle son zamanlarda karşılaştığım ” YENİ ” başlığı adı altında otomobil üreticilerinin lanse ettiği ancak çoğumuz için bir makyajdan ibaret olan araçlarına meydan okurmuşcasına, Honda Civic baştan aşağı yenilenmiş bir şekilde son kullanıcısının karşısına çıkmayı planlıyor.

 

Aracın ön profilinde, radyatörün önünde konumlandırılan büyük geniş krom çıta ilk göze çarpan detay olurken, ön tamponda yer alan gündüz aydınlatmalarının bulunduğu yerdeki petek ızgaralar oldukça hoş.

drivetime-honda-2015-front
Honda Civic Eski Kasa
drivetime-honda-2016-front
Honda Civic Yeni Kasa

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki Civic’ler de aracın gövde kaporta kısmına dikey çizgiler yerine, daha kaslı görünmesi için bu çizgilerin aracın burnuna doğru daha  eğimli geldiğini görmekteyiz. Aracın burnu hali hazırda da alçak bir profile sahip olduğu için, oldukça spor hava kattığı da bir gerçek.

 

Bir not eklemek istiyorum: Aracın sinyal aydınlatmaları çamurluk üzerine, ön tamponla birleştiği yerde konumlandırılmış. Kullanıcı deneyimi edinmeden bir şey söylemek güç olsa da, buradan bakıldığında kör nokta da kaldığı izlenimi yarattığını söyleyebilirim.

 

Aracın yan profilinde ise benim en çok beğendiğim nokta kesinlikle ileride kendisinden çokça söz ettirecek olan Coupe formundaki ” C” sütunu ve tavanına yerleştirilmiş shark anten muhteşem ve oldukça spor bir hava katmış.

honda-drivetime-side-2015
Honda Civic Eski Kasa
drivetime-honda-side-2016
Honda Civic Yeni Kasa

 

 

 

 

 

 

 

Aracın marşpiyel üzerinde ön tekerliğin altından başlayan girinti, aracın arka tekerlek çamurluğuna kadar yükselerek devam etmesi çok farklı olduğu gibi, oldukça da belirgin ve derin olması, Japon mühendislerin bu konuda biraz kafa yorduklarını gösteriyor. Biraz Accord’a gönderme de yapan araç, krom çıtalarıyla da oldukça göz dolduruyor.

 

Aracı arkasına biraz da göz atalım mı?

 

drivetime-honda-rear

 

Sıra dışı bir stop aydınlatma grubu bizi bekliyor. Radikal bir tasarım ve herkesin beğeneceğini çok düşünmüyorum. Ancak benim fikrimi soracak olursanız, Civic’e oldukça yakışmış.

” C ” formundaki stop aydınlatma grubu neredeyse spoiler ile bitişik pozisyonda ve oldukça geniş ve spor hava katıyor. Ki zaten yazımızın en başından bu yana, aracın spor ve premium algısını bir bütün olarak nasıl işlediğini anlatmıştık. Bagajı yaklaşık 428 Litre olup, sınıfının iyi değerlerinde bir hacime sahip olduğunu söylersek sanırım yanlış olmaz.

 

Arka tamponun biraz daha kaslı olması aracı olduğundan daha geniş göstermiş olsada, tamponun altında yer alan difuzor benzeri plastik parça sadece Touring ile gelmekte olduğunu belirtmekte fayda var.

 

Aracın dışı olduğu gibi kabini de yeniliklerden nasiplenmiş elbette.

drivetime-honda-2015-dash
Honda Civic 2015
2016 HONDA CIVIC
Honda Civic 2016

 

 

 

 

 

 

 

 

  1. Jenerasyona göre araç teknolojik anlamda da bir çok yeniliklere imza atmış. Son zamanlarda araçlarda olmazsa olmaz, Apple CarPlay ve Android Auto burada da karşımıza çıkmakta. Vites kutusunun olduğu yer oldukça yüksek konumlandırılması ve 6.5 incilik dokunmatik multimedya ekranı ve cevresinde bulunan kontrol ünitesinin yatay bir profille yükselmesi ilk bakışta özgün bir kokpit havası verdiğini çok net söyleyebilirim.

 

Direksiyon belki de tek eleştireceğim nokta olabilir. Çünkü kontrol tuşları son derece kaba ve basit durduğunu çok net bir biçimde söylemem gerekiyor.  Deri kaplama direksiyon ve krom kapağı oldukça şık ancak üzerindeki kontrol ünitesi tuşları için aynı şeyleri ne yazık ki söylemeyeceğim.

 

Oldukça derin saklama alanlarına sahip olan araçta, şanzımanın hemen arkasında derin bir saklama alanı ve hemen arkasında yer alan kolçağın içerisinde de makul bir saklama alanını görüyoruz.

 

Süpriz olan ise , hemen ön panelin altında yer alan gizli saklama yeri. Volvo’lar da görmeye alıştığımız bu gizli saklama yeri, artık Honda’larda da göreceğiz gibi görünüyor.

 

 

Teknik tarafında ise,

motor

İlk etapta 1.5 Litrelik benzinli motorla ülkemize gelecek olan araç 174 HP gücünde olması bekleniyor. Avrupa pazarında seri üretimin dışına çıkıp ben her hangi bir değişiklik yapma yoluna gideceklerini açıkcası düşünmüyorum. Önümüzdeki dönemde ise dizel motorla karşımıza çıkacak olan Civic, 2 Litrelik motor seçeneği ile geleceği de ulaşan bilgiler arasında. Bu değişim ileri ki dönemlerde de Type’R ve Honda’nın diğer araçlarına uğrayacağı, gelen bilgiler arasında

 

Ancak net olmamakla birlikte, 4 silindire sahip Turbo motor seçeneği 6 İleri CVT otomatik şanzımanla birlikte sunulacağı. Bu durumda şöyle bir anlam çıkıyor. 100.000 TL gibi bir araçta manual şanzımanda atmosferik bir motor seçeneği ile karşımıza çıkması olası ve şaşırtıcı. Donanım tarafında ise

 

LX

EX

EX-T

EX-L

Touring

 

Seçeneklerinde motor ve donanımsal bazda farklılıklar göstermekle birlikte, ACC Adaptive Cruise Control ve Şerit yardım sistemleri tüm donanım seçeneklerinde standart gelmekte.  Şerit Takip sistemi sadece EX ve üzeri seçeneklerde standart olarak sunulmakta. Led aydınlatmaların sadece Touring seçeneğinde gelmekte olup, tüm donanım seviyelerinde farlar ışığa duyarlı olup, Auto seçeneği mevcuttur. Ancak böyle bir yapıda  sis aydınlatmalarının EX-T donanımıyla gelmesini anlamak oldukça güç. Ek olarak koltuk ısıtmalarında EX-T seviyesinde kullanıcıya ulaştığını belirtmekte fayda var.

EX-L seviyesi ile birlikte Navigasyon standart olarak gelen araçta, başlangıç seviyesinde 5 inc LCD ekran gelmekte olup,EX itibarıyla 7 inc electrostatic dokunmatik ekranla gelmekte.

 

Sonuç itibarıyla,

 

LX başlangıç paketinin oldukça zayıf bulduğum araç, EX-T seviyesi itibarıyla kullanıcısının beğenisini kazanacak gibi. Ancak en nihayetinde fiyat performans dengesine baktığımızda, tasarım anlamında Honda Civic premium ve spor bir araç algısını üst notalarda kullanıcısına ulaştırmaya çalışsa da minimum 100.000 bandında olacağını ( EX-T ) düşünürsek, bir çok bu sınıfta araç alacakların aklında, Alman otomobil üreticilerinin araçlarına elbette eğilim olacağı açık ve net. Honda meraklısının aklını çeleceği net ancak, komşularından potansiyel satın alıcıların aklını çelmek için biraz daha çok çalışacak gibi görünüyor.

 

Honda, Civic ile tasarımsal ve elbet tabiki teknolojisi ile yenilik anlamında 10 jenerasyonuna tüm kartlarını açmış gibi görünüyor. Fiyatlandırma savaşlarının günümüzde kıyasıya geçtiği bir dönemde, gelecekte neler olacağını hep birlikte çok yakın bir zamanda göreceğiz.

 

EX-T seviyesi itibarıyla araç 1.5 Turbo benzinli 174 HP ile kulağa hoş geliyor. Honda Türkiye fiyatlandırma konusunda biraz daha elini taşın altına koyarsa, bence ciddi başarılar elde edeceği kanısındayım.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir